Arama

Deniz Yok Ama Fiyatlar Sahil Şehirlerini Geçti

08/06/2026 03:58 | Son Güncelleme : 08/06/2026 09:03 | Müslüm OKATAN


Deniz Yok Ama Fiyatlar Sahil Şehirlerini Geçti

 

Bu Fiyatlara Kim Ev Alacak?

Gaziantep son yıllarda sanayisiyle, ticaretiyle, ihracatıyla ve büyüyen nüfusuyla Türkiye'nin en önemli şehirlerinden biri haline geldi. Şehrin gelişmesi, yeni yatırımların gelmesi ve yaşam alanlarının genişlemesi elbette konut piyasasına da yansıyor. Ancak son dönemde emlak sektöründe yaşanan fiyat artışları artık sadece yatırımcıların değil, vatandaşın da en önemli gündem maddelerinden biri olmuş durumda.

Bugün İbrahimli'de, Emek'te, Karataş'ta, Beykent'te, Fıstıklık'ta, Onkoloji bölgesinde ve şehrin birçok noktasında konut fiyatlarına bakıldığında insan gerçekten şaşırıyor. Geçen yıl 5-6 milyon lira seviyelerinde konuşulan bazı dairelerin bugün 10, 12 hatta 15 milyon lira seviyelerine çıktığını görüyoruz. Bazı bölgelerde ise birkaç ay içerisinde milyonlarca liralık artışlar yaşanıyor.

Elbette maliyetler arttı. İnşaat maliyetleri yükseldi. Arsa fiyatları arttı. İşçilik giderleri eskiye göre çok daha yüksek. Bunlar piyasanın gerçekleri. Ancak vatandaşın gelirindeki artış ile konut fiyatlarındaki artış arasında ciddi bir uçurum oluştuğu da inkâr edilemez bir gerçek.

Bugün asgari ücretle çalışan bir vatandaş kaç yılda ev sahibi olabilir?

Bir emekli maaşıyla kaç yıl para biriktirerek ev alabilir?

Yeni evlenen gençler nasıl yuva kurabilir?

Bu soruların cevabı her geçen gün daha da zorlaşıyor.

Banka kredi faizleri ortada. Konut kredisine ulaşmak zaten başlı başına büyük bir mücadele. Kredi kullanabilen vatandaş için aylık ödemeler oldukça yüksek seviyelere çıkıyor. Kredi kullanamayan ise peşinat biriktirmeye çalışıyor. Ancak fiyatlar o kadar hızlı yükseliyor ki vatandaş peşinat biriktirirken ev fiyatı da sürekli yükseliyor.

İşte tam da bu nedenle birçok insan artık ev almak için değil, sadece fiyatları takip etmek için emlak ilanlarına bakıyor.

Gaziantep'in değeri yükseliyor, buna kimsenin itirazı yok. Ancak bir şehrin değer kazanması ile vatandaşın ev sahibi olmasının imkânsız hale gelmesi arasında ince bir çizgi vardır. O çizginin korunması gerekir.

Bazen kendi kendime düşünüyorum...

Gaziantep'te deniz yok. Buna rağmen bazı bölgelerdeki konut fiyatları birçok sahil kentindeki fiyatlarla yarışıyor, hatta bazılarını geride bırakıyor. Eğer denizimiz olsaydı bugün hangi rakamları konuşuyor olurduk, tahmin etmek bile zor.

Ancak mesele sadece rakamlar değil.

Mesele, bu şehirde yaşayan insanların geleceğidir.

Mesele, çocuklarını büyüten ailelerin bir gün kendi evine sahip olabilme umududur.

Mesele, yıllarca çalışan insanların emeklilik döneminde başını sokacak bir eve sahip olabilmesidir.

Konut bir yatırım aracı olabilir. Ancak aynı zamanda temel bir ihtiyaçtır. İnsanların barınma hakkıdır. Bu nedenle fiyatlar konuşulurken sadece yatırımcı gözüyle değil, vatandaş gözüyle de bakmak gerekir.

Bugün Gaziantep'te birçok kişi aynı soruyu soruyor:

"Bu fiyatlara kim ev alacak?"

Asgari ücret belli.

Emekli maaşı belli.

Kredi faizleri belli.

Vatandaşın alım gücü belli.

Bu şartlarda milyonluk evlerin gelecekte nasıl bir piyasa oluşturacağını hep birlikte göreceğiz.

Açıkçası bu işin sonu nereye gider ben de bilmiyorum. Ancak bildiğim bir şey var; ev sahibi olmak her geçen gün daha fazla insan için bir hedef olmaktan çıkıp, ulaşılması zor bir hayale dönüşüyor.

Ve belki de artık konuşmamız gereken konu, evlerin kaç milyon lira ettiği değil; vatandaşın o evlere nasıl ulaşacağıdır.

Beğendim
Bayıldım
Komik Bu!
Beğenmedim!
Üzgünüm
Sinirlendim
Bu içeriğe zaten oy verdiniz.