Arama

Kaçtığını Sanıyorsun Ama Görülüyorsun!

01/04/2026 08:41 | Son Güncelleme : 01/04/2026 12:00 | Müslüm OKATAN


Kaçtığını Sanıyorsun Ama Görülüyorsun!

Sevgili Sonnokta okuyucuları,

Öncelikle her geçen gün büyüyen ailemiz için sizlere gönülden teşekkür ediyorum. Verdiğiniz destekler bizim için çok kıymetli. Bu haftaki yazımda, hepimizin içinde olduğu ama çoğu zaman fark etmeden yaşayıp geçtiği bir gerçeğe değinmek istiyorum.

Yeryüzü bir bilmece…

Ve her insan bu bilmecenin içinde, kendisine verilen süreyi çözmeye çalışan bir yolcu.

Kimi bu dünyadan sadece geçer gider,

Kimi ise durur ve sorar:

“Ben neden geldim, nereye gidiyorum?”

Oysa yaratılış gayemiz aslında çok açık…

İnsan olmak; sadece nefes almak değildir.

Kalbiyle, vicdanıyla, merhametiyle gerçekten “insan” olabilmektir.

Düşünelim…

Trafikteyken bir MOBESE kamerası gördüğümüzde nasıl da kendimize çeki düzen veririz. Hızımızı düşürür, kurallara uyar, hata yapmamaya çalışırız. Çünkü biliriz ki izleniyoruz.

Peki ya…

Her an bizi gören, her sözümüzü duyan, hatta kalbimizden geçenleri bile bilen Allah’ın huzurunda ne kadar dikkatliyiz?

İnsan çoğu zaman bunu unutuyor…

Haramı helali düşünmeden atılan adımlar,

Küçücük sanılan kul hakları,

Görmezden gelinen adaletsizlikler,

Hırsla, kibirle kirlenen kalpler…

Oysa bu dünyada küçük görülen hiçbir şey, ahirette küçük kalmayacak.

Bir gün hepimiz,

Kıldan ince, kılıçtan keskin o adalet terazisinin önünde duracağız.

Sırat…

Sadece bir köprü değil, hayatımızın özeti olacak.

Ve belki de burada “basit” dediğimiz bir kul hakkı,

Orada aşamayacağımız kocaman bir engel olarak karşımıza çıkacak.

Unutmayalım…

Biz bu dünyaya bir ezanla geldik,

Bir sela ile uğurlanacağız.

Aradaki farkı belirleyen;

Ne kadar yaşadığımız değil, nasıl yaşadığımızdır.

Hiç kimse kimseden üstün değildir.

Ne zengin fakirden,

Ne güzel çirkinden,

Ne güçlü zayıftan…

En büyük üstünlük;

Allah’ın sevdiği kul olabilmektir.

Ve Allah, insanın sadece ibadetine değil,

İnsanlara nasıl davrandığına bakar.

Kıran, inciten, kibirle yürüyen bir kalbin ibadeti;

Eksik bir aynaya benzer.

Ama affeden, anlayan, sevgiyle yaklaşan bir insan…

Belki de en büyük ibadeti yaşamaktadır.

Bu kâinatta hiçbir şey boşuna yaratılmadı.

Bir karıncayı bile incitmemeye özen gösteren kalp,

Aslında Rabbine en yakın olandır.

Bugün en çok ihtiyacımız olan şey;

Birlik, beraberlik ve birbirimizi anlamaktır.

Çünkü biz aynı ağacın dallarıyız.

Dallar farklı olabilir, ama kök birdir.

Bir dal kırıldığında,

Aslında bütün ağaç zarar görür.

İyi-kötü, zengin-fakir, güzel-çirkin diye ayırmak değil;

Herkese aynı merhametle yaklaşmak zorundayız.

Bazen küçük bir tebessüm,

Bir insanın hayatını değiştirebilir.

Bazen bir güzel söz,

Bir kalbi yeniden ayağa kaldırabilir.

Ve insan…

Nefsine, öfkesine, hırsına sınır koyabildiği kadar insandır.

Kendimizi değiştirebiliriz.

Kalbimizi yumuşatabilir, bakışımızı güzelleştirebiliriz.

Dünyayı daha yaşanır bir yer haline getirebiliriz.

Belki de bu bilmecenin cevabı çok sade:

İnsana değer vermek,

Kalp kırmamak,

Ve her an görüldüğümüzü unutmadan yaşamak…

Beğendim
Bayıldım
Komik Bu!
Beğenmedim!
Üzgünüm
Sinirlendim
Bu içeriğe zaten oy verdiniz.