Arama

“İnsanlık Sınavında Neredeyiz?”

21/04/2026 17:37 | Son Güncelleme : 21/04/2026 19:27 | Müslüm OKATAN


“İnsanlık Sınavında Neredeyiz?”

Merhaba SonNokta okurları,

Öncelikle geçen hafta Siverek ve Kahramanmaraş’taki okullarda yaşanan üzücü olaylarda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Hepimizin yüreğini sızlatan bu tür hadiseler, aslında ne kadar hassas bir dengede yaşadığımızı bir kez daha hatırlatıyor.

Bu haftaki yazımda sizlerle biraz durup düşünmemiz gereken bir hakikati paylaşmak istiyorum…

Yeryüzü gerçekten de bir bilmece… Her birimiz bu bilmecenin içinde, bize verilen sınırlı süreyi anlamlandırmaya çalışan birer yolcuyuz. Kimi bu dünyadan sadece geçip gider, kimi ise “Neden geldim? Nereye gidiyorum?” sorularının peşine düşer. Oysa cevap çoğu zaman sandığımızdan daha sade: İnsan olmak.

Ama insan olmak; sadece nefes almak, yaşayıp tüketmek değil… Kalbiyle, vicdanıyla, merhametiyle var olabilmek demektir.

Hiç düşündünüz mü? Trafikte bir MOBESE kamerası gördüğümüzde nasıl da kendimize çeki düzen veririz… Hızımızı düşürür, kurallara uyar, hata yapmamaya çalışırız. Çünkü izleniyoruz. Peki ya her an bizi gören, her sözümüzü duyan, kalbimizden geçeni dahi bilen Allah’ın huzurunda ne kadar dikkatliyiz?

İnsan çoğu zaman bunu unutuyor…

Haram-helal demeden atılan adımlar, küçücük sanılan kul hakları, görmezden gelinen adaletsizlikler… Kalp kırarak kazanıldığını sanan başarılar… Oysa bu dünyada küçük gördüğümüz hiçbir şey, ahirette küçük kalmayacak.

Bir gün hepimiz o adalet terazisinin önünde duracağız. Kıldan ince, kılıçtan keskin denilen sırat; sadece bir köprü değil, hayatımızın özeti olacak. Belki de burada basit gördüğümüz bir hak, orada aşamayacağımız büyük bir engel olarak karşımıza çıkacak.

Unutmayalım…

Biz bu dünyaya bir ezanla geldik, bir sela ile uğurlanacağız. Aradaki farkı belirleyen şey ne kadar yaşadığımız değil, nasıl yaşadığımızdır.

Hiç kimse kimseden üstün değil… Ne zengin fakirden, ne güzel çirkinden, ne güçlü zayıftan… Asıl üstünlük, Allah’ın sevdiği kul olabilmekte gizlidir. Ve Allah sadece ibadetimize değil, insanlara nasıl davrandığımıza bakar.

Kıran, inciten, kibirle yürüyen bir kalbin ibadeti eksik bir aynaya benzer. Ama affeden, anlayan, sevgiyle yaklaşan bir insan… Belki de en büyük ibadeti yaşamaktadır.

Bu kainatta hiçbir şey boşuna yaratılmadı. Bir karıncayı bile incitmemeye özen gösteren kalp, aslında Rabbine en yakın olandır.

Bugün en çok ihtiyacımız olan şey; birlik, beraberlik ve birbirimizi anlayabilmektir. Çünkü biz aynı ağacın dallarıyız. Farklı düşünebiliriz, farklı hissedebiliriz… Ama kökümüz bir. Bir dal kırıldığında, aslında bütün ağaç zarar görür.

Öyleyse ayırmak değil, kucaklamak zorundayız.

Bazen küçük bir tebessüm bir hayatı değiştirir. Bazen bir güzel söz, bir kalbi yeniden ayağa kaldırır. Ve insan; nefsine, öfkesine, hırsına sınır koyabildiği kadar insandır.

Belki de bu büyük bilmecenin cevabı sandığımız kadar karmaşık değil…

İnsana değer vermek, kalp kırmamak ve her an görüldüğümüzü unutmadan yaşamak.

Kalın sağlıcakla…

Beğendim
Bayıldım
Komik Bu!
Beğenmedim!
Üzgünüm
Sinirlendim
Bu içeriğe zaten oy verdiniz.