Vicdanın Kaybolduğu Yerde Zamlar Bitmez
11/05/2026 19:55 | Son Güncelleme : 12/05/2026 20:48
| Müslüm OKATAN
Merhaba Sonnokta okuyucuları
Bu haftaki yazımda, son zamlarla birlikte toplum olarak içine sürüklendiğimiz büyük bir ahlâk krizini konuşacağız. Çünkü artık mesele sadece ekonomi değil… Mesele, vicdanın kaybolmaya başlamasıdır.
Pandemiyle başlayan ekonomik dalgalanma, savaşlarla büyüyen enerji krizi ve yükselen döviz kurları… Evet, bunların hepsi hayatımızı etkiledi. Ancak bugün yaşadığımız mesele artık sadece ekonomi değil; açıkça bir ahlâk krizidir.
Çarşıda, pazarda, markette A’dan Z’ye her ürüne gelen zamlar artık vatandaşın belini bükmekten öte, vicdanını da yoruyor. Çünkü artık insanlar şunu sorguluyor:
“Bu zamlar gerçekten maliyet yüzünden mi yapılıyor, yoksa fırsatçılık mı var?”
Geçtiğimiz aylarda akaryakıt fiyatları 80 TL’ye yaklaşırken birçok ürünün fiyatı anında yükseldi. Nakliye arttı denildi, maliyet yükseldi denildi, herkes bunu bir yere kadar anlayışla karşıladı. Ancak bugün akaryakıt yeniden 70 TL’nin altına geriledi. İran-İsrail-Amerika gerilimi başlamadan önceki seviyelere dönüş yaşandı. Peki o gün gelen zamların hangisi geri çekildi?
Ekmeğe gelen zam geri alınmadı. Temel gıda ürünlerinde bir indirim olmadı. Market raflarındaki etiketler yerinde kaldı. Çünkü mesele artık sadece maliyet değil; mesele, fırsatı bulan herkesin vatandaşa yüklenmesidir.
Bu süreçte toplumun her kesimi eziliyor, herkes biraz daha fakirleşiyor. Ancak en büyük yükü sabit gelirli vatandaş taşıyor. Maaşı belli olan emekli, işçi, memur ve asgari ücretli vatandaş; her gün değişen fiyatların altında yaşam mücadelesi veriyor. Bir maaş daha hesaba yatmadan eriyor. İnsanlar artık temel ihtiyaçlarını bile hesap yaparak almak zorunda kalıyor.
Toplum olarak çok tehlikeli bir noktaya sürükleniyoruz. İnsanların alım gücü düşerken, bazı kesimlerin vicdanı da aynı hızla küçülüyor. Eskiden “komşu siftah etmedi” diye müşteri gönderen esnaf kültürü vardı. Şimdi ise sabah gelen ürüne öğlene kadar iki kez zam yapan bir anlayış oluştu.
İnsanlar artık sadece geçim derdi yaşamıyor; aynı zamanda güven kaybı yaşıyor. Çünkü vatandaş biliyor ki bir ürüne zam gelince anında uygulanıyor ama indirim olması gerektiğinde kimse geri adım atmıyor.
Bu bir ekonomik krizden önce, ahlâki bir çöküştür.
Peki çözüm ne?
Öncelikle denetimlerin göstermelik değil, gerçek anlamda caydırıcı olması gerekiyor. Fahiş fiyat uygulayanlara ağır yaptırımlar uygulanmalı. Ancak sadece devletin denetimi yetmez. Toplum olarak da vicdanı yeniden hatırlamamız gerekiyor.
Çünkü bir toplumda ahlâk çökerse, ekonomi düzelse bile huzur geri gelmez.
Bugün yaşadığımız en büyük kayıp para değil; insanlığımızdır.
