Gaziantep’te Konkordato Gerçeği ve Derinleşen Sessizlik
12/01/2026 06:42 | Son Güncelleme : 13/01/2026 08:50
| Müslüm OKATAN
Gaziantep’te Konkordato Gerçeği ve Derinleşen Sessizlik
Geride bıraktığımız 2025’te, bu ülkede herkesin ortak gündemi neredeyse tek bir kelimede birleşti: ekonomi.
Geçim sıkıntısı artık yalnızca dar gelirlinin değil, sanayicinin, esnafın, iş insanının da en büyük meselesi haline geldi. Ancak asıl yıpratıcı olan, rakamlar değil; belirsizliğin beslediği umutsuzluk oldu.
Gaziantep’te bugün iki ayrı ekonomi yaşanıyor.
Bir yanda iflasın eşiğine gelmiş işletmeler, daralan piyasalar, kapısına kilit vuran dükkânlar…
Diğer yanda ise sessiz kalan odalarda, alkışlar eşliğinde düzenlenen ödül törenleri.
Bu çelişki artık görmezden gelinecek gibi değil.
Aralık ayında yalnızca bir haftada 20 konkordato talebinin mahkemelere yansıdığı bir şehirden söz ediyoruz. Mahkemeler bu başvuruların bir kısmını reddetti, bir kısmına geçici, bir kısmına kesin mühlet verdi. Ocak ayıyla birlikte konkordato başvuruları hız kesmeden devam etti.
Bu tablo hepimizin canını sıktı.
Ve herkesin aklında aynı soru kaldı:
“Bu iş nereye gidiyor?”
Geçtiğimiz günlerde GATEM’de inen kepenkler, aslında bu sorunun sessiz cevabıydı. Son Nokta olarak bunu haberleştirdik. Çünkü bu sadece bir iş yerinin kapanması değil; bir emeğin, bir hayalin ve bir geleceğin durması demekti.
Esnaf tedirgindi, sanayici endişeliydi, iş insanı çaresizdi, halk kaygılıydı.
Gaziantep’in üzerine görünmez bir belirsizlik çemberi çökmüştü.
Gaziantep, üretim gücüyle ayakta duran bir şehir.
Bu şehir emeğiyle, alın teriyle, ihracatıyla Türkiye’ye değer katan bir şehir.
Ama sanayici alkış istemiyor,
nefes almak istiyor.
Buradan açıkça sormak gerekiyor:
Oda başkanları neden sesiz?
Çünkü gerçekler konuşulmadıkça,
bu sessizlik konkordato dosyalarının gürültüsünü bastıramadı.
Gaziantep bunu hak etmiyor.
