CHP’de fatura neden kadınlara kesiliyor?
Gaziantep’te CHP kadın kollarında yaşananlar artık “rutin bir görev değişimi” olarak açıklanamayacak noktaya geldi. İl Kadın Kolları Başkanı Müge Düşün’ün ardından, Şehitkamil Kadın Kolları Başkanı Güzin Bengü Aslanpay ve yönetiminin de görevden alınması, sürecin boyutunu daha da büyüttü.
Ardından Nizip’te istifalar, Oğuzeli ve İslahiye’de farklı gerekçeler… Ortaya çıkan tablo basit bir organizasyon değişikliğinden çok daha fazlasını anlatıyor.
Sorulması gereken soru şu:
Gerçekten bu kadar çok kadın yönetici aynı anda başarısız olabilir mi?
Ya da mesele başarısızlık değil de, kadınların siyaset sahnesindeki varlığıyla ilgili daha derin bir problem mi?
Çünkü dikkat edin… Görevden almalar var ama açıklama yok. Yerine atamalar yok. Şeffaflık yok. Ama tartışma çok. Bu da ister istemez “başka hesaplar mı var?” sorusunu gündeme getiriyor.
CHP gibi kadın temsili ve eşitlik söylemini güçlü şekilde savunan bir partide, kadın kollarının bu şekilde peş peşe tasfiye edilmesi sadece yerel bir kriz değil; aynı zamanda ciddi bir siyasi çelişkidir.
CHP içinde sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlarda, “zor şartlarda çalışan kadınların itibarsızlaştırılmaması gerektiği” yönünde tepkiler dikkat çekiyor. Çünkü sahada, çoğu zaman sınırlı imkânlarla mücadele eden kadınların emeği görmezden gelinirse, bu sadece bireyleri değil, partinin taban motivasyonunu da zedeler.
Daha sert bir soru soralım:
Seçim kayıpları, örgütsel zayıflıklar ortadayken neden faturanın önemli bir kısmı kadınlara kesiliyor?
CHP’lilerin sosyal medyada dile getirdiği “Hepsi mi başarısızdı?” sorusu aslında birçok kişinin zihnindeki ortak sorgulamanın sesi. Eğer gerçekten bir başarısızlık varsa, bunun sorumluluğu neden sadece kadın kadrolara yükleniyor?
Ve işin bir başka boyutu daha var…
İl Başkanı Vakkas Açar, büyük umutlarla göreve geldi. Ancak yaşanan bu kadar gelişmeye rağmen bu konuda tek bir kelime açıklama yapmaması dikkat çekiyor. İlçe Başkanı Hürşit Yıldırım da aynı şekilde sessizliğini koruyor.
Peki neden?
Kim açıklama yapmaktan kaçınıyor, neden susuluyor?
Bu sessizlik neyin göstergesi?
Aynı şekilde diğer ilçe başkanları… Onları söylemeye bile gerek yok; ortada ciddi bir suskunluk hâkim. Herkes adeta sus pus.
Oysa tam da böyle dönemlerde siyasetçinin en büyük sorumluluğu konuşmaktır. Açıklık getirmektir. Belirsizliği ortadan kaldırmaktır.
Siyasette kadınların aktif olması gereken bir dönemde, kadın kadroların bu şekilde devre dışı bırakılması, sadece bir tercih değil; aynı zamanda bir mesajdır.
Ve o mesaj iyi okunmalı.
Bugün CHP Gaziantep’te yaşanan mesele, isimlerden bağımsız olarak bir “yönetim tarzı” tartışmasıdır. Şeffaflık mı, yoksa kapalı kapılar ardında alınan kararlar mı? Katılımcılık mı, yoksa yukarıdan aşağıya müdahale mi?
Eğer bu sorulara net cevap verilmezse, sorun sadece kadın kollarıyla sınırlı kalmaz. Büyür, derinleşir ve partinin geneline yayılır.
Çözüm mü?
Çok basit aslında:
Açıklama yapılmalı. Süreçler şeffaf olmalı. Örgüt konuşmalı.
Ve en önemlisi…
Kadınlar siyasetin öznesi mi olacak,
yoksa her kriz anında ilk gözden çıkarılan kesim mi?
İşte asıl mesele tam da burada.