Tahammülsüzlük Her Yeri Sardı
Trafikte…
İşte…
Yolda…
Seyahatte…
Alışverişte…
Tahammülsüzlük artık sadece bir ruh hâli değil, toplumsal bir salgın hâline geldi.
Son yıllarda trafik kazalarından çok trafikteki kavgaları konuşur olduk.
Korna terörü…
Yol kesmeler…
Araçtan inip saldıranlar…
Basit bir yol verme meselesi, dakikalar içinde yumruklu, sopalı bir çatışmaya dönüşebiliyor.
İnsan ister istemez soruyor:
Neden bu kadar hırçınız?
Neden bu kadar öfkeliyiz?
Trafik Aynadır, Toplumu Gösterir
Trafik sadece direksiyon başında olanların meselesi değildir.
Trafik, toplumun aynasıdır.
Saygıyı da orada görürsünüz, sabrı da…
Ve ne yazık ki bugün aynaya baktığımızda gördüğümüz tablo hiç de iç açıcı değil.
Bir saniyelik gecikmeye tahammül edemiyoruz.
Bir yanlış manevrada küfürler havada uçuşuyor.
Korna artık bir uyarı değil, tehdit dili hâline gelmiş durumda.
Yasalar Daha Caydırıcı Olmalı
Bu noktada açık konuşmak gerekiyor:
Mevcut cezalar yeterli değil.
Trafikte kavga eden, yol kesen, aracını silah gibi kullananlara karşı çok daha ağır ve caydırıcı yaptırımlar uygulanmalı.
Ehliyete el koyma, uzun süreli trafikten men, hatta gerektiğinde hapis cezaları gündeme gelmeli.
Çünkü mesele sadece ceza değil;
Bu bir can meselesi.
Sağduyu, Sakinlik ve Saygı Şart
En önemlisi de şunu unutmamalıyız:
Hepimiz aynı yolları paylaşıyoruz.
Aynı şehirde yaşıyoruz.
Aynı havayı soluyoruz.
Birbirimize saygı duymak zorundayız.
Sağduyuyu kaybedersek huzuru da kaybederiz.
Sakinliği kaybedersek insanlığımızdan uzaklaşırız.
Bugün trafikte kontrol edemediğimiz öfke,
yarın sokakta, işte, evde karşımıza çıkar.
Ve unutmayalım…
Güvenlik güçlerimiz canı pahasına bu ülkenin huzurunu korurken,
bizim birbirimize tahammül edemememiz bu ülkeye yakışmıyor.
Biraz duralım.
Bir nefes alalım.
Ve direksiyon başında da, hayatın her alanında da
önce insan olmayı hatırlayalım.
