YAZARLAR

Gaziantep’in Adı Gastronomiyle Anılırken, Halk Sağlığı Neden Hiçe Sayılıyor?

Gaziantep’in Adı Gastronomiyle Anılırken, Halk Sağlığı Neden Hiçe Sayılıyor?

Gaziantep…

Yüzyıllardır mutfağıyla, lezzetiyle, ustalığıyla anılan bir şehir. UNESCO’nun gastronomi listesinde yer alan, Türkiye’nin gururu olan bir kent.

Ama ne yazık ki son zamanlarda Gaziantep’in adı lezzetle değil, hileyle anılır oldu.

Geçtiğimiz yıl bir hazır yemek firmasında ortaya çıkan skandal…

Denetimlerde bazı kasaplarda kıyma diye satılan ürünlerin içinden sakatat çıkması…

Ve son olarak, çocuklarımızın neredeyse her gün evde tükettiği patates cipsi üretiminde hijyen skandalı.

İnsanın aklına tek bir soru geliyor:

Bu vicdansızlık nedir?

Bu artık bir ihmal değil, bu düpedüz halk sağlığıyla oynamaktır.

Bugün et almaya korkar hale geldik.

“Kasaptan aldığım ne?” diye sorar olduk.

“Çocuğuma yedirdiğim gerçekten gıda mı?” diye endişe ediyoruz.

Peki insanlar neye güvenecek?

Nerede yemek yiyecek?

Evine aldığı ürünü nasıl gönül rahatlığıyla tüketecek?

Burada sorumluluk çok açık.

Başta Tarım ve Orman Bakanlığı olmak üzere,

belediyeler,

zabıta ekipleri,

il ve ilçe tarım müdürlükleri

gece gündüz demeden denetim yapmak zorundadır.

Ama sadece denetim yetmez.

Bu suçu işleyenlere verilen cezalar caydırıcı değil.

Halkın sağlığıyla oynayanlara para cezası değil, ağırlaştırılmış yaptırımlar uygulanmalıdır.

Ruhsat iptali, teşhir, kapatma ve tekrarında hapis cezası ciddi şekilde gündeme gelmelidir.

Çünkü gıda hilesi bir “ticari kurnazlık” değil,

insan hayatını riske atan bir suçtur.

Gaziantep’in adı bu vicdansız düzeneklerle anılmamalı.

Bu şehir, emeğiyle, ustasıyla, temiz mutfağıyla hatırlanmalı.

Yetkililere çağrımız net:

Bugün susarsanız, yarın herkesin sofrası risk altındadır.

Bu mesele siyaset üstüdür.

Bu mesele insan meselesidir.